Görsel : Eski Medrese, Şur Köyü, Melih R. Çalıkoğlu, 6 Eylül 2009
Aile büyüğümüz dedemin Babası Hacı Talip Efendi, alim bir kişiydi. 19. yüzyılda yaşamış ve 20. yüzyılın başındaki nüfus sayımından önce vefat etmişti. Nakşibendi tarikatında önemli bir konumda olduğunu biliyoruz. Artvin Arhavi’de Kurtoğulları olarak bilinen bir sülalenin desteğinde imamlık ve hocalık yaparmış. O zamanlar camiler aynı zamanda medrese görevi görürmüş. Hocalar hem hocalık yaparlar hem de öğrenci yetiştirirlermiş. Hacı Talip Efendi yılın bir kısmını Arhavi’de bir kısmını da Şur’da geçirirmiş. Hem orada, hem de bizim köyde talebe yetiştirirmiş.
Hacı Talip Efendi’nin en büyük hayali Hacca gidebilmekmiş. Denilene göre Hacı Talip Efendi, köydeki evinde (Daha sonra, Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından yakılacak olan), evin ocağının içinde kazandığı altınları biriktirirmiş. Söylentiye göre o zamanlar köyde yetiştirdiği talebelerden 12 yaşında bir çocuk, Hacı Talip Efendi’nin altınlarını nerede sakladığını görmüş.
Bir gün Hacı Talip Efendi’nın altınları sakladığı yerden alınmış. Aynı gün çocuk da kaybolmuş. Çocuk çok küçük olduğu için altınları birisine anlattığı ve altınları çalanlar tarafından kaybedilmiş, belki de canına kıyılmış olabileceği konuşulmuş.
Hacı Talip Efendi bu duruma çok üzülmüş. Hacca gidemeyeceği, yıllarca biriktirdiği birikimi ve çocuk kaybolduğu için. Ancak Arhavi’de onu himaye eden Kurtoğullarından olan Ağa bu duruma üzülerek onun Hac masraflarını karşılamış. Hacı Talip Efendi Hacca böylece gidebilmiş.
Okumaya devam edin Hacı Talip Efendi’nin Hac Hayali ve Kaybolan Çocuk