Evlatlık Verilen Kız

Ortaokul çağındaydım. Çaykara’da yürürken bir olaya şahit oldum. Bebekken ailesi tarafından evlatlık verilen bir kız büyüyünce ailesi mahkemeye başvurmuş ve çocuklarını geri istemiş. Jandarma kızı onu büyüten babasından zorla alıp, asıl babasına teslim ediyordu. Hatırladığım kadarıyla kız 15 yaşlarındaydı. Kız ağlıyor ve kendisine o yaşına kadar bakan ve büyüten adama koşmak istiyordu. Kıyafetlerinden (yün kuşaklar) adamların uzak ve yol olmadığından pek gidilip gelinmeyen Şerah köyünden olduklarını düşündüğümü hatırlıyorum.

Görsel : Çaykara’da bir tören, tarih belirsiz, Kaynak: Eski Türkiye Fotoğrafları (http://www.eskiturkiye.net/2266/caykarada-bir-toren-trabzon)

Okumaya devam edin Evlatlık Verilen Kız

Hacı Talip Efendi’nin Hac Hayali ve Kaybolan Çocuk

Görsel : Eski Medrese, Şur Köyü, Melih R. Çalıkoğlu, 6 Eylül 2009

Aile büyüğümüz dedemin Babası Hacı Talip Efendi, alim bir kişiydi. 19. yüzyılda yaşamış ve 20. yüzyılın başındaki nüfus sayımından önce vefat etmişti. Nakşibendi tarikatında önemli bir konumda olduğunu biliyoruz. Artvin Arhavi’de Kurtoğulları olarak bilinen bir sülalenin desteğinde imamlık ve hocalık yaparmış. O zamanlar camiler aynı zamanda medrese görevi görürmüş. Hocalar hem hocalık yaparlar hem de öğrenci yetiştirirlermiş. Hacı Talip Efendi yılın bir kısmını Arhavi’de bir kısmını da Şur’da geçirirmiş. Hem orada, hem de bizim köyde talebe yetiştirirmiş.
Hacı Talip Efendi’nin en büyük hayali Hacca gidebilmekmiş. Denilene göre Hacı Talip Efendi, köydeki evinde (Daha sonra, Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından yakılacak olan), evin ocağının içinde kazandığı altınları biriktirirmiş. Söylentiye göre o zamanlar köyde yetiştirdiği talebelerden 12 yaşında bir çocuk, Hacı Talip Efendi’nin altınlarını nerede sakladığını görmüş.
Bir gün Hacı Talip Efendi’nın altınları sakladığı yerden alınmış. Aynı gün çocuk da kaybolmuş. Çocuk çok küçük olduğu için altınları birisine anlattığı ve altınları çalanlar tarafından kaybedilmiş, belki de canına kıyılmış olabileceği konuşulmuş.
Hacı Talip Efendi bu duruma çok üzülmüş. Hacca gidemeyeceği, yıllarca biriktirdiği birikimi ve çocuk kaybolduğu için. Ancak Arhavi’de onu himaye eden Kurtoğullarından olan Ağa bu duruma üzülerek onun Hac masraflarını karşılamış. Hacı Talip Efendi Hacca böylece gidebilmiş.

Okumaya devam edin Hacı Talip Efendi’nin Hac Hayali ve Kaybolan Çocuk

Rus İşgali, Direniş ve Şehidimiz Fatma

Görsel : Kaban Mahallesinden Çaykara’nın görünümü, Melih R. Çalıkoğlu, 11 Eylül 2009

Birinci Dünya Savaşı’nda Trabzon’un geneli gibi Çaykara da Rus işgaline uğramıştı. Ama direnişçiler yer yer Rus ordusuna karşı gerilla tarzı eylemler yapar, onları rahatsız ederlerdi. Benim ailem köyümüz Şur’un (şimdiki adıyla Şahinkaya) Kaban mahallesinde(eski adıyla) otururlardı. Diğer tüm Çaykara köyleri gibi Şur köyü de coğrafyanın getirdiği bir zorunluluk olarak birbirine yakın mahallelerden oluşur.

Okumaya devam edin Rus İşgali, Direniş ve Şehidimiz Fatma

Boğulmaktan Kurtulan Yaşlı Komşu

Görsel: Çaykara, 1950’ler (Kaynak:http://www.eskiturkiye.net)

Biz küçükken köyümüz Şur’da herkes her zaman kurban kesemezdi. Hem hayvan bulmak kolay değildi, hem de herkesin böyle bir imkanı yoktu. Ama herkesin evinde süt için beslediği inekleri olurdu. İnsanlar sütten kesilen yaşlanmış ineklerini kurbana ayırırdı. İnsanlar bu hayvanlarda hisseye girerdi.

Okumaya devam edin Boğulmaktan Kurtulan Yaşlı Komşu

Yavrumla Yürümek

9 Mayıs 2009, Cumartesi

Ertuğrul sabah saat 8’de geldi. Talip’le kahvaltı yapıyorduk. Onu da çağırdık. Oturdu. Bir bardak çay ile 1, 2 zeytin yedi.

Gözüm saçlarına takıldı. Bu bir yıldır saçlarındaki aklar bayağı arttı. Benim küçük arkadaşımın artık yavaş, yavaş yaşlanmaya başladığını görüyorum.

Okumaya devam edin Yavrumla Yürümek

Bir ömrü heder ettik.

23 Şubat 2009

Görsel : Annemin annesi, vefat etmeden üç ay önce son fotoğrafında en küçük büyük torunu Merve ile

Bu defteri her elime alınca içimden yazmak, sürekli yazmak geliyor.

Melih’in ince ve anlayışlı zevkinin eseri bu defter. beni düşünerek ta uzaklardan getirdiği çok anlamlı güzel bir hediye.

Okumaya devam edin Bir ömrü heder ettik.

Tatlı güzel kızım

26 Temmuz 2008

Evvelki gun Ertuğrul’la konuşurken aslında en çok Seda’yı, benim tatlı güzel kızımı özlediğimi anladım. Sesini duymak istedim.

Babaanne nasılsın deyince yüreğimin yağları eridi. Bir anda o çapkın kara gözleri aklıma geldi. Sanki yanımdaymış gibi, bütün varlığımla onu hissettim. Sarılmak doyasıya öpmek koklamak istedim.

Okumaya devam edin Tatlı güzel kızım

Yeni Sevgilime!

24 Cuma 2008, (N:Temmuz)

25 Cumartesi

Görsel : Kadriye ve Talip Çalıkoğlu, Zekai Tahir Burak Hastanesi, Merve Çalıkoğlu’nun doğduğu gün. 14:39

Küçük mıknatıslarıma bir tane daha eklendi. Daha çok küçük. Fakat çekim gücü çok fazla. Öyle ki, her dışarıya çıktığımda ayaklarımı hep kendine doğru çekiyor. Tıpkı Kerem’de Seda da ve Tarık’ta olduğu gibi.

Okumaya devam edin Yeni Sevgilime!